Yüzü fena halde geleceğe dönük bir kapanış/ Tolga Akyıldız

6 Gönderen - Temmuz 19, 2015 - FAMOUS TALKS

22. İstanbul Caz Festivali’nin Kapanış Partisi için Uniq İstanbul’un yolunu tuttuğumda kafam biraz karışıktı. Ertesi gün arife günü ve tatil… Ramazan bitmek üzere, bayram tatili başlamış; insanlar İstanbul’dan kaçmaya hazırlanıyorlar. Konserin başlangıç saati 19.00… Gelirler mi? Yoksa bu canım sahne ve bana göre önümüzdeki 5 yıl içinde caz ve soul alemlerinde adlarını daha sık duyacağımız 3 isim Theo Croker, Hiatus Kaiyote ve Michael Kiwanuka’ya ayıp eder miyiz; kendilerini bayram tatiline kurban eder miyiz?

Yeni nesilden çok yaratıcı bir trompetçi; cazın köşe bucak bildiği kalıpları içinden kafasını uzatıp rock’la hatta salsa’yla aleni flört eden bir lider; şahane bir adam Theo Croker… Örneğin; grubuyla tam saatinde sahne aldığında neredeyse boştu alan. Neyse ki yarım saat içinde seyirci gruplar halinde akın akın gelmeye başladı. Benim de içim rahatladı. Bu adamın arkasında Dee Dee Bridgewater gibi bir efsane, prodüktör olarak inançla duruyor; kaçırsaydınız gerçekten ayıp olacaktı.

 

THEO CROKER

THEO CROKER

Yine de Croker’ın ardından; hiç yalan söylemeyeceğim; benim için kapanış gecesinin en önemli performansı gerçekleşti; Hiatus Kaiyote… 2012’de çıkardıkları ilk albümleri “Toma Tomahawk”tan “Nakamarra”nın Grammy adaylığı olduğunu; kıl payı kaçırdıklarını biliyorum. Şunun şurasında 4 yıllık grup ama hem kulaklığı takıp hem de -o gün gördüm ki- sahnede dinlediğinizde çok samimi bir enerjileri var. Özellikle solist ve gitarist Nai Palm’ın “persona”sının etkisine; o “Çok iyi müzisyenim” bakışlarından atmadan çatır çatır çalıp söylemesine içli içli baktım. 2. albüm “Choose Your Weapon” henüz çok yeni ama defalarca dinledim. Öte yandan sound’u itibariyle Hiatus Kaiyote’nin yaptığı müziğin sessizce bir şeylere yön verdiği de kesin. Geleceğin soul’u ya da funk’ı mıdır bilmem ama gelecekle bir ilgisi olduğuna eminim.

 

HIATUS KAIYOTE

 

Gecenin finalinde Michael Kiwanuka var. Otis Redding ve The Temptations’ı aynı anda referans göstererek anlattıkları bir adam. Kendine has duruşu ve müzisyenliği sahneye adımını attığı anda fark ediliyor. Bildiğim kadarıyla stüdyo gitaristliğinden gelme; fena halde plak kafasına sahip; hani otursak ne güzel muhabbet ederiz; uzun uzun Dylan, Hendrix falan da konuşabiliriz gibi bir intiba yaratıyor bende. Ozan geleneğine ve akustik ruha bağlılıkla çok küçük ama güçlü melodileri ustaca işlediğinden olacak CD formatlı ilk albümü “Home Again” 2012’de İngiltere listelerinde 4, Hollanda’da da ise 1 numaraya kadar çıktı.

 

MICHAEL KIWANUKA

MICHAEL KIWANUKA

 

Hiatus Kaiyote’nin ortalarında dans etmeye başlayan seyirci Kiwanuka’nın şarkılarıyla iyice coşuyor. O sırada benim içimdense şunlar geçiyor: Ne güzel bir final oldu… Bir kapanışın yüzünün fena halde geleceğe dönük olması ayrıca ne kadar şahane…

Tolga Akyıldız

Yorum Yok

Yanıt Ver