HAYATTA HİÇBİR ŞEY İÇİN GEÇ DEĞİL VE HAYALLER ERTELENMEMELİ

1 Gönderen - Şubat 22, 2016 - FAMOUS TALKS

Norveç doğumlu Dilşad Şimşek sadece 9 yıl önce tamamen Türkiye’ye taşındı. Londra’da İletişim eğitimi aldıktan sonra kurumsal hayatın içine giren ve buradan yükselen bir tiyatrocu . 6 yıldır profesyonel olarak oyunculuk yapıyor. Şu aralar  Kertenkele isimli dizisi ve vizyondaki Her Şey Aşktan filmi gündemimizde. Dilşad Şimşek ile üne, başarıya ve hayata dair keyifli bir sohbet yaptık.

Farklı kültürler, ülkeler ve şehirler… Hayatını nasıl özetlersin?

Aslında serüvenim biraz karışık. İlk kez 7 yaşımda Norveç’ten Türkiye’ye geldim. Farklı kültür çatışmam çok erken yaşta başladı diyebilirim. Anlamadığım bir dil ile ilkokula başladım. Türkçeyi öğrenmem 2 yılımı aldı. Okul sürecimi tamamladıktan sonra Norveç’e geri taşındık . İki ülke arasındaki kültür farkını erken yaşta yaşıyor olmam hayata da daha farklı bir yerden bakmamı sağladı. 33.000 nüfuslu bir kasabadan metropol bir şehre gelmem biraz sarsıntıya yol açtı desem yalan olmaz. Her şey bir anda fazla sakinlikten çok büyük telaşlara dönüştü. Zamanla buna da alıştım. Trafik ve sokaktaki hayvanlar beni en çok etkileyen şeyler oldu.

Kurumsal hayattan BKMye uzanan yolculuğunu biraz anlatır mısın? 

Oyunculuğu içsel olarak küçüklüğümden beri hep hissettim.Tiyatrocu olmak ve şarkı söylemek hayalimdi. Evde küçük yaşta aileme sürekli tam prodüksiyon gösteriler hazırlardım. Kendime çeşit çeşit karakterler yaratır, belli bir süre o karaktere bürünmüş yaşardım. Bir yandan yazar, çizer ve karalar, diğer yandan da şarkı söylerdim. Aslında herkesin gözünde sanatın bir yerinde olacağım belliydi. Belki büyürken doğru imkanlar ve doğru yönlendirmelerim olmadığı için yanlış tercihlerim oldu. Ama bu hayatta, hiçbir zaman hiçbir şey için geç değil ve hayaller ertelenmemeli. Kurumsal hayatım da bir nevi kamera arkasıydı zaten. Profesyonel olarak fotoğrafçılık yapıyordum ve  reklam sektöründe yaratıcılığın tam içinde çalışıyordum. Ta ki Yılmaz Erdoğan elimden tutup ve içimde var olan şeyi ortaya çıkarana kadar.

Bugüne kadar içerisinde olduğun ve seni en tatmin eden proje hangisiydi?

Her projemin ve büründüğüm karakterlerin yeri ayrı. Ama şöyle bir gerçek var ki hala yüreğimi hoplatan rol, Filiz Akın gibi müthiş bir yeteneğin kızı karakterini canlandırmaktı. Benim için çok değerli ve anlamlı.

Beraber rol almak istediğin bir oyuncu var mı? Ya da böyle bir şansı yakalayabildin mi?

Yeşilçam’ın duayenlerinden Filiz Akın ile rol almak çok gurur vericiydi. Birlikte rol almak istediğim o kadar çok isim var ki saymakla bitmez. Umarım bazılarıyla projelerde yer alma fırsatı yakalarım. Bu benim başarı tanımım olabilir.

Türkiyede oyuncu olmanın artıları ve eksileri neler?

Artıları, her şeyden önce müthiş dostluklar ve sınırsız deneyimler kazanıyor olmaktır. İyi bir eğitmen  yani yönetmen ile çalıştığınızda sanki okulda gibi yeni bir öğrenim süreci başlar. Eksileri ise dizi sürelerimizin uzunluğu ve çok uzun saatler çalışıyor olmak.

Başarı bitmeyen bir süreç ve bir serüvendir

Başarı tanımın ne? Kendinizi ne zaman başarılı olmuş sayarsın?

Başarı; insanın mesleğinde kendini ve karşı tarafı en iyi şekilde tatmin ettiği noktadır ve bitmeyen bir süreçtir. Her mesleğin başarı  olarak dile getirdiği noktadan daha büyük başarılara doğru bir tırmanış serüveni vardır. Benim de kendimi başarılı sayacağım noktaya varmak için daha çıkacağım çok basamağım var.

Ün nedir?  Şöhret ile ün arasında ki farkı yorumlar mısın?

Ün; tanınma ve bilinme durumudur. Şöhret ise başarı noktalarına ulaşmış ve tırmanmaya devam eden kişilerdir. 

Bu aralar hayatınızda en çok nelere vakit ayırıyorsunuz?

Genellikle zamanımın çoğunu dizi setim alıyor. Onun dışında yakın zamanda vizyona giren ‘Her şey Aşktan’ sinema filmimizin yoğunluğu vardı. İşlerimden arda kalan zamanda düzenli olarak pilates yapıyorum ve kendimi geliştirmek adına sürekli okuyorum ve araştırıyorum. Vaktimin daha geniş olduğu bir zamanda daha derin oyunculuk eğitimi için Amerika’ya gitmeyi planlıyorum.

Ne okuyor, ne izliyorsun? Takip ettiğin bir etkinlik var mı?

Füruzan’dan Benim Sinemalarım’ ı okuyorum. Çok tatlı bir öykü. Bunun dışında mesleğime ve hayata dair gelişim yazıları okuyorum. Oscar filmleri ise en sevdiğim diğer gündemim.

Sinemada yer almak nasıl bir duygu? Vizyondaki filmini biraz anlatsana…

Benim için çok büyük bir heyecandı. İlk dizi yönetmenim Andaç Haznedaroğlu’nun ilk sinema filmi yönetmenim olması gerçekten en çok istediğim şeydi. Bizim mesleğimizde enerji gerçekten çok önemli ve kuvvetli. Beyaz perdede olmak kıyas kabul etmeyecek bir deneyim.  Şu an hemen bir film daha olsun istiyorum ve ardından tekrar isteyeceğimi de biliyorum. “Her şey Aşktan” çok eğlenceli bir film oldu. Aldatan bir erkek, aldatılan bir kadın, yepyenini bir aşk hikâyesi, 3 yakın arkadaş ve hayata dair dayanışmayı anlatan renkli sahnelerin olduğu sürprizle dolu bir film.

Peki her şey aşktan mıymış?

Evet öyleymiş. Zaten hayatta da bence ‘Her şey Aşktan’!

“En”leri

En anlamlı bulduğu söz

Mutluluk yoktur mutlu anlar vardır.  

En sevdiği kombin

Jean / T shirt / Hırka ve bot ya da spor ayakkabı

 Kariyerinde en çok ilham vermiş kişi 

  Yılmaz Erdoğan

En sevdiği film ve bir sahnesi

Ohoo çok var:)

Cevabını en bilemediği soru

Bir üstteki ve türevi o kadar çok soru var ki!

 

 

 

Yorum Yok

Yanıt Ver