Dünden bugüne şehrin Caz Işığı

8 Gönderen - Haziran 23, 2015 - FAMOUS SPOTS

TV polisiyelerinin müziğinden, restoran, asansör ve otel lobilerinde ve radyo reklamlarında, filmlerde ve walkman’de kulağımıza çalınan veya çarlistondan rock’a, funktan hip-hop’a, dans ederken duyduğumuz günümüz müziğinde bizi saran bütün sesler cazdan gelir. Kısacası, yüzyılımızın popüler müziğini besleyen cazın ta kendisidir. Joachim E. Berendt, Caz Kitabı’nda böyle anlatır.

Peki, yirmi yılı aşkın süredir düzenli olarak devam ve popülerliğini artıran İstanbul’un caz buluşmaları nasıl bu noktaya geldi? Bir kaç faktör var. İlki yakın dönemde Batu Akyol yönetmenliğinde hazırlanan Türkiye’de Caz Belgeseli. Bu belgesel caz temasını işleyen, sinema formatındaki ilk belgesel olma unvanına sahip.

İkincisi ise, temellerinin 1989 Temmuz’unda Chick Corea ve Steve Kujala’nın İstanbul Festivali kapsamında verdiği büyüleyici konserle atıldığı İstanbul Caz Festivali. Yirmi yılı geride bırakan bu festival, uluslararası isimler kadar Türk caz müziğinin isimlerini de bünyesinde barındırarak bu müziğin gelişmesinde büyük pay sahibi oldu.

Caz ve caza komşu türlerin en iyilerini ayağımıza getiren, müzikaliteden ödün vermeden güncelliği takip eden; şehrin en gözde festivallerinden biri olma unvanını başarıyla göğüsler.
kolaj1

Daha ilk yıllarından itibaren farklı müzik türlerine de kapılarını hiç kapatmayan İstanbul Caz Festival’i, bu felsefesiyle birçok yönden caz müziği ile beslenen ve caza kardeş diyebileceğimiz rock, pop, blues, reggae, new age gibi komşu türlerin en iyi temsilcilerini de bizlere getirdi. Örneğin, daha ikinci yılında festivale konuk olan dünya müziğinin önemli isimlerinden Youssou N’dour ve avangart topluluk Kronos Quartet seyirciden tam not aldı.

Sonraki yıllarda ise Keith Jarrett, Herbie Hancock ve Jan Garbarek gibi caz dünyasının usta sanatçıları Dead Can Dance, Massive Attack ve Björk gibi genç başarılı ve  aykırı birtakım isimler aynı festivalde ilk kez Türk seyircisiyle buluştu. “Legends 97” konseri ile Eric Clapton, Marcus Miller, David Sanborn, Joe Sample ve Steve Gadd’den oluşan efsane bir kadro apayrı bir “unutulmaz” performans ile akıllara kazındı.

 

Tüm bu gelişim süreci aslında bu festivali müzikseverler için heyecanla beklenen bir tutkuya dönüştürdü. Konserleri ve performansları klasik konser mekanlarının dışına taşımayı başaran organizasyon tarzı ise hiç şüphesiz nispeten genç kesimi bu festivale çeken bir diğer adımdı. Sokak konserleri, Tünel Şenliği, Strange Place For Jazz gibi kentin dokusuyla bütünleşen yeni etkinlikler yaratıldı ve İstanbul kültür sanat hayatına yön verme sürecinin devamlılığı sağlandı. Ustalarla Buluşma ve European Jazz Club serileri ile uluslararası sanatçıları ve Türkiyeli müzisyenleri bir araya getiren İstanbul’a özgü̈ projeler geliştirildi, uzun soluklu müzikal işbirliklerine köprü kuruldu.

Geçmişten bugüne İstanbul Caz Festivali’yle bizimle buluşan bazı unutulmazlar:

Alicia Keys • Antony and The Johnsons • Arto Tunçboyacıyan • Björk • Buena Vista Social Club Presents: Ruben Gonzales, Omara Portuondo, Ibrahim Ferrer • Burhan Öçal Celia Cruz • Caetano Veleso • Cesaria Evora• Company Segundo • Dave Holland • Dead Can Dance • Diana Krall • Elvis Costello • Eric Clapton • Gilberto Gil• Grace Jones • İbrahim Ferrer • İlhan Erşahin ve Wax Poetic • Jamie Cullum • Jane Birkin • John Legend • Kings of Convenience • Lenny Kravitz • • Lou Reed • Massive Attack •  Mercan Dede • Michel Camilo• Morrissey • Norah Jones• Paul Simon • Pink Martini • Robin Gibb • Simply Red • Seal• Sting• The Tiger Lillies • Tony Bennett • Tori Amos• Yasmin Levy • Youssou N’Dour

Yorum Yok

Yanıt Ver