140

10 Gönderen - Mayıs 7, 2015 - FAMOUS NUMBERS

Dünya Twitter ile tanıştığında “140” bir anda ünlü oldu ve belki de en çok ses getiren ve tartışılan sayılardan biri haline geldi. Ardından; “Bir pazarlama taktiği”, “Mutlaka bir algoritma hesabı vardır”, “İnsanlar uzun yazılar yerine basit ve kısa anlatımları tercih ediyor” gibi yüzlerce teori üretildi. Hatta abartılıp “Zamanında yayıncıların Çehov’a uyguladığı 100 satır kısıtlamasının Twitter tarafından genç bünyelere uyarlanmış halidir”, “Teknik sebepler ancak buna izin veriyor” gibi söylemler dahi üretildi.

Hepsi yanıldı!

Zira; 140 karakter sınırlamasının gerçek sebebi: “Birinin canı öyle istediği için” idi.

Twitter’ın efsaneleşen 140 karakterinin hayatımıza girme sürecinin ilk etapta nereden esinlenildiğine bir bakalım… Twitter fikrinin kaynağı, akıllı telefonlar hayatımıza girmeden önce tüm dünyada telefonla konuşmaya alternatif olarak en çok kullanılan haberleşme metodu olan SMS’in (Short Messaging Service) 140 karakterden oluşmasını sağlayan yapıydı.

“Hayır, yanılıyorsunuz, SMS 160 karakterdi!” diyenleriniz olacaktır… Ama hemen karar vermeden önce SMS fikrinin doğuşuna doğru kısa bir yolculuk yapalım.

1985 yılında, Almanya’nın Bonn kentinde, daktilosunun başında oturan Friedhelm Hillebrand, daktiloya bir kağıt yerleştirir, biraz düşünür ve rastgele cümleler yazmaya başlar. Canı sıkılınca yazmayı bırakır ve kağıdı daktilodan alır. Kağıdın üzerinde yer alan cümle gruplarında geçen karakterleri saymaya başlar: 120 harf, 10 boşluk ve bir kaç nokta… Bu sayma işlemi sırasında kafasında şimşekler çakmaya başlar. Yazdığı her cümle grubunun, 160’dan az karakter içerdiğini fark eder. Bu ne demek? Her dilde ortalama bir cümlenin karakter sayısı farklılık gösterebilir. Üstelik 10 kelime ile anlatılabilecek bir konuyu, kimi insan 5 kelime ile anlatır, kimi 100 kelimeye sığdıramaz. Siz anlamsız bulabilirsiniz ama, Hillebrand “160 karakter” meselesine kafayı iyice takar.

O sıralar araştırmacılar cep telefonuyla metin iletimi için bir protokol geliştirmek üzere çalışırlar. Kablosuz iletişim için ayırılan bant genişliği çok sınırlıdır, metin mesajlarının olabildiğince kısa olmasını isterler ve bunun çaresini Hillebrand’a sorarlar. Zira, Friedhelm Hillebrand, Global System for Mobile Communications (GSM)’ın Ses dışı Servisler Komitesi’nin başkanıdır. Komitedekiler, 1986 yılında, o tarihten sonra üretilecek bütün cep telefonlarında SMS desteğinin olmasını, bütün operatörlerin bu imkanı sağlamasını emrederler. Ve SMS için de 160 karakter sınırını koyarlar.

Hillebrand bunun nedenini soranlara daktilo deneyinden bahsetmez. Kartpostallarda genelde en çok 150 karakter bulunması, o zamanın popüler iletişim aleti Telex ile gönderilen mesajların genellikle 150 karakteri geçmemesi gibi “bilimsel” verilerden dem vurulur. Twitter işte bu 160 karakter sınırlamasından esinlenir. Cep telefonlarıyla gönderilecek mesajları da göz önünde bulunduran Twitter’ın kurucuları, üye adı ile yazılacak mesajın toplam karakter sayısının 160’ı geçmemesini ister; çareyi, sınırı 140 karaktere çekmekte bulurlar.

Ünlenen ya da efsaneleşen bazı söylemler illa ki bilimsel ya da tarihsel deneylere dayanmak zorunda değildir. Bazen de sadece Almanya’da, Bonn’da, daktilosunun başında oturan bir adamın o anlık fikrinden esinlenir ve sadece “o istedi” diye olur. Bize ise 140 karaktere sığdırması kalır.

Yorum Yok

Yanıt Ver