Ziya Turp: “Türk Futbolu InstaMessage yüzünden gelişemiyor”

11 Gönderen - Şubat 26, 2015 - FAMOUS FOR A REASON

Twitter hayatımıza girdiğinden beri yeni bir kavramla tanıştık ‘Fenomen’. Daha sonra Vine ve Instagram ile birlikte bu kitle iyiden iyiye genişledi. Hiç tanımadığımız, hiç görmediğimiz insanları takip eder olduk. Famoustalks.net ekibi olarak sosyal medya fenomeni Ziya Turp ile 140 karakteri aşan bir röportaj yaptık.

Soyadın gerçekten Turp mu?

Evet, gerçekten soyadım. Ama insanlar bir süre takma ad zannettiler. O zamanlar herkesin profili takmaydı. Ben işlerin bu raddeye geleceğini düşünmeden kendi ismimle aldım, sonradan değiştirsem mi diye düşündüm ama değiştirmedim. Böylesi daha iyi.

Herkes okumaya İstanbul’a gelir sen okumaya Giresun’a gitmişsin…

Tek başıma 15 yaşında Giresun’a gittim, 4 yıl sonra İstanbul’a döndüm. Anadolu Lisesi’nde okumak istiyordum, İstanbul’da düz liseye gitmek zorunda kalacaktım. Ani bir karar oldu ama Giresun memleketim aynı zamanda, bildiğim bir yer. Daha sonra da burada Marmara Üniversitesi’nde Ekonometri okudum. O da ilginç bir tercihti aslında.

Boğaza karşı kahve keyfi gibi talihsiz tweetlerim de oldu.”

Twitter’la tanışman nasıl oldu?

Kuzenim rap müzik ile ilgileniyordu ve bu çevreden arkadaşları vardı. Ben önce onların Facebook hesaplarını yönetmeye başladım, başarılı oldum. Ardından o dönemin rapçileri benden sosyal medya hesaplarını yönetmemi istediler. Sonra Twitter duyulmaya başladı ve onlara Twitter hesabı açtım. Onlara açmışken tesadüfen kendime de açmış bulundum diyebiliriz. İlk başta kendi Twitter hesabımı çok alakasız kullandım. Şimdi utandığım ‘Boğaza karşı kahve keyfi’ gibi talihsiz tweetlerim de oldu. Tabii sonradan geçmişe gidip sildim o tweetleri. Genelde haber sitelerini falan takip ediyordum. B ir gün timeline’ıma o zamanların fenomenlerinden bir kızın tweeti düştü. Onun 2.500 takipçisi falan vardı, o zaman için bu sayı şimdiki 100 bin takipçi sayısına eşit diyebiliriz. Timeline’da önüme düşen ilk komik tweet ile tanışmam da onun sayesinde oldu. Dünyayı keşfetmek gibi bir şeydi. Ayrıca eskiden Cuma günleri Twitter’da sevdiğin kullanıcıları diğerlerine tavsiye ederdin. O da bana fenomenleri tavsiye etmişti. Ben de önüme geleni takip ettim.

Nasıl fenomen oldun?

Bir süre sonra ister istemez, ben de şu fenomenler gibi yazayım isteği uyandı tabii. Belirli bir gündem oluyor ve ben de kafama göre bir şeyler karalıyordum. Birilerinin ilgisini çekti yazdıklarım, paylaşanlar oldu. Takipçi sayım da yazdığım şeylerin beğenilmesiyle orantılı olarak arttı ve bugünlere geldik.

Biri seni neden takip eder?

Gülmek için, eğlenmek için. Ciddi şeyler çok az yazıyorum. Hissettiğim şeyi yazıyorum genelde. Açtığım günden beri aynı tarzdayım. Bio’mu beğenerek beni takip ettiğini söyleyen çok kişi oldu. Belki adım ilginç geliyor diye takip eden insan bile vardır. Futbolla ilgili de çok tweet atıyorum içimdeki Galatasaray sevgisine engel olamayıp. Sırf bu yüzden takip edenler bile vardır muhtemelen.

Futbolla ilgini biliyoruz. Çoğu fenomen takımını gizlerken sen buna gerek görmüyorsun tepkilerden çekinmiyor musun?

Tepkiler olmuyor değil. Ama genellikle derbilerde ortam çok gergin oluyor. Derbi günleri yediğim unfollow’un haddi hesabı yoktur. En çok o günlerde “tepki alıyorum” diyebilirim.

Türk futbolunun neden gelişemediğine dair bir tezin olduğunu duyduk. Sence neden gelişmiyor?

Bunu o kadar çok düşündüm ki… Türk futbolunun gelişiminin önündeki sorun Instagram’ın mesajlaşma aplikasyonu olan Instamessage. Bütün genç futbolcular burada, sohbette… Bakıyorsun, profilleri de gerçek. Bir insan 24 saat online olur mu? Bunlar oluyor, enteresan bir durum.

Ekran Resmi 2015-02-26 13.17.03

Bir Tweet attım başarısız oldu, az konuşuldu falan gibi şeylere üzülüyor musunuz?

İlk zamanlar çok takıyordum. İtiraf edeyim zorluyorduk kendimizi. Şimdi pek umurumda değil. Tweetim tutmadığında sildiğim oldu. Aklıma güzel bir tweet geliyordu. Örneğin gün içinde, o tweet’i atmak için akşamı bekliyordum. Çünkü insanlar daha çok akşam kullanıyordu, daha çok etkileşim oluyordu. Böyle taktikler yapıyorduk. Arkadaşlarla buluşuyorduk, hadi tweet düşünelim diyorduk. Ama bunları yaparken illa ki özgün olmak, kendi tarzını yaratmak gerekiyor tabi.

Twitter, düşüşte mi? Vine geldi mesela…

Vine, Twitter’ı düşürmedi. Fakat bu aralar Twitter kendi bir düşüş içinde. Ben Twitter’dan bu kadar sıkıldığımı hatırlamıyorum. 5 yıldır kullanıyorum. Neden bilmiyorum, yapılacak mizah mı kalmadı? Ben Twitter’a eğlenmek için giriyorum, çok mu tükettik her şeyi emin değilim. Örneğin Twitter’a fotoğraf özelliği geldiğinde, fotoğraflı mizah bayağı yer tuttu. Şimdi de video geldi ne kadar etkiler bilmiyorum. Umarım bu geçici bi durumdur.

Twitter bir iş dalı mı senin için?

Hayır. Sadece eğlenmek için zaman geçirdiğim bir platformdu. Aslında üniversitede okuduğum bölüm olan Ekonometriyi de bir iş kolu olarak görmedim ama okudum ve mezun da oldum. Okula ilk geldiğim gün yakınlarında bir kafedeki garson bölümümü sordu. Ekonometri deyince “Eyvah eyvah, kolay gelsin” demişti. Orda bir tırstım.

Şimdi ne yapıyorsun?

Sosyal medya odaklı bir mini prodüksiyon şirketinde çalışıyorum. Markalara kısa videolar çekiyoruz. Ben senaryo kısmındayım işin. Zaman zaman oyuncu olarak yer aldığım videolar da oluyor.

Markalarla işbirliği yapıyor musun?

Sürekli olarak bir viral işi içindeyiz zaten. Bunların dışında daha somut olarak sayabileceğim bir Vodafone’un internet reklamı projesi vardı. Güzel yorumlar aldık. Yine Hummel ile çok yakın bi zamanda bir Instagram çalışmamız oldu.

Twitter arkadaşlıklarını anlatsana..

Twitter arkadaşlıkları çok acayip. İlk başta takip ediyorsun, sonra fenomen olduğun için davet aldığın bir etkinlikte yüz yüze tanışıyorsun. Aynı tarzda olduğuna inandıklarınla da kaynaşıyorsun.

En çok ses getiren bazı Tweetlerin neler?

Dünyanın en komik Tweetini bile burada anlatsam hiç komik olmaz. Ama Serdar Ortaç’ın bir fotoğrafını koyup ‘Çatı katında inziva vakti’ yazmıştım. Çok tuttu. Van kahvaltı evinin kapısındaki çocuğun elinde çığlık maskesi ile tabela tutup “Van gölü kahvaltı burada” demesini çekip, ‘Açılışa Van Gölü canavarını getirmişler’ yazmıştım.

Beykoz’lu yürüyüşü ve yüzüşü de çok popüler oldu. Yakın arkadaşım Hakan Hepcan ile Vine çektik. Beykoz yüzüşünü arkadaşlar arasında çok yapıyordum. Hakan bir gün bunu Vine’a çekelim dedi. Ben de tamam dedim yüzdüm, tahmin etmediğim noktalara geldi. İnsanlar bana artık Beykoz’lu diyor.

4b7123.png

Beykoz’lulardan tepki geldi mi?

Beykozlular genelde beni seviyor. Bir keresinde bir mesaj aldım. “Birader sen numaranı ver de şu Beykoz meselesini konuşalım” diye. Aldığım en büyük tepki buydu.

Twitter’da kadınlar mı erkekler mi?

Twitter’da komik kadın olmadığına inanıyorum. Genelde erkeklere daha çok gülüyorum. Komik kadın çok nadir, genelde erkekler daha komik geliyor.

Fenomenler buluştuğunda ne yapar?

Birlikte fotoğraf çekip, Instagram’a koyar. :) Dedikodu yaparız, Twitter’ı konuşuruz. Ortak nokta genelde Twitter olduğu için konu ister istemez bir yerde Twitter’da kesişiyor…

Fenomenlerin WhatsApp yazışmaları Twitter’a yansıyor mu?

Bazen güzel espriler çıkıyor. Oluyor, fakat herkes birbirine saygılı ve yazılı olmayan kurallar var. Espri kimden çıkarsa çıksın, ben yazmıyorsam başka birine devredebilirim.

Senin beğenerek takip ettiğin Fenomenlerden bazılarını saysana…

@hakanhepcan, @alosmanic, @drejman, @failibelli, @basarcankaya, @hakikipapa

Yorum Yok

Yanıt Ver